meLanKolİ...
11/4/2008bir gün birinin yüzüne tükürmek istersem o heralde kendi yüzüm olurdu !
başkalarını suçlayamazdım dengesizliklerim için yanlış aldığım kararlar için ya da herkese saf saf güvenip inandığım için …
kendimi önce çözebilmeliydim başkalarını çözebilmek için …
neden kızarsınız ki bana anlamam, neden küsersiniz, neden sessizce gidersiniz ?
boşuna kürek çektiğim yılları telafi edemedim ki ben, daha başkalarının derinlerine demir atayım, yaralarını sarayım, orda kalıp konaklayım …
sığınacak bi liman bulamadım ki savrulmaktan kurtulayım, bağlanıp bi yerde kalayım …
zaten aldığım vuruklardan, çatlayan dudaklarımdan akıtacak sözüm kalmadı artık anlatacak gücüm kalmadı kabul ettirecek takatimse hiç yok
beni yanlış gösteren kendime …
ben önce kendimi aşamadım karanlıklarıma hapsoldum
kalıntılarımın altında ezildim çığlıklarımı sadece kendime dinlettim …
boyun eğmekten boynum biraz bükük kaldı …
aldığım darbeler beni on yıl öteye attı …
sonunda hep kendimle kaldım …
hayat törpüledi kırıklarımı,
nasır tuttu artık kanayan yaralarım …
ama ne değişti ?
yine aynı başlangıçlar aynı bitişler …
ama ben çok şey ögrendim, bi tek ben çok değiştim
peki neden etrefımdakilerin biri bile değişmedi benim için ?
fedakârlık herkes yapar yada yaptığını sanar
ama asıl benimkiydi gerçek olan kendimden vazgeçtim ben kendimden !
doğrularımdan, çıkarlarımdan, arayıpta bulamadıklarımdan …
benden vazgeçtim ben benden !
artık bi anlamı kalmadı gerçi tekrarlamaların …
yaşadıklarımı bi daha yaşamayaysa hiç gereksinim duymuyorum …
şimdi yeni arayışlar içindeyim …
kendimi arıyorum gören varsa titretsin !
sadece msnimdeki sahte pencerelerin 0.0 şiddetindeki sarsıntılarından bahsetmiyorum
kalbimin acılarını, sevinçlerini, haykırışlarını, göz yaşlarını tekrar canlandıracak büyük depremlere ihtiyacım var !!!
bide beni göçük altından çekip çıkaracak bir kurtarıcıya …
n’olur çabuk gel yanıma, nefesim tükeniyo sensiz aldığım her solukta …
beni bütünde aramayın, satırların sözcüklerin arasına sakladım kendimi …
kimse bulamasın, daha fazla silemesin diye çabalarım …
başkalarını suçlayamazdım dengesizliklerim için yanlış aldığım kararlar için ya da herkese saf saf güvenip inandığım için …
kendimi önce çözebilmeliydim başkalarını çözebilmek için …
neden kızarsınız ki bana anlamam, neden küsersiniz, neden sessizce gidersiniz ?
boşuna kürek çektiğim yılları telafi edemedim ki ben, daha başkalarının derinlerine demir atayım, yaralarını sarayım, orda kalıp konaklayım …
sığınacak bi liman bulamadım ki savrulmaktan kurtulayım, bağlanıp bi yerde kalayım …
zaten aldığım vuruklardan, çatlayan dudaklarımdan akıtacak sözüm kalmadı artık anlatacak gücüm kalmadı kabul ettirecek takatimse hiç yok
beni yanlış gösteren kendime …
ben önce kendimi aşamadım karanlıklarıma hapsoldum
kalıntılarımın altında ezildim çığlıklarımı sadece kendime dinlettim …
boyun eğmekten boynum biraz bükük kaldı …
aldığım darbeler beni on yıl öteye attı …
sonunda hep kendimle kaldım …
hayat törpüledi kırıklarımı,
nasır tuttu artık kanayan yaralarım …
ama ne değişti ?
yine aynı başlangıçlar aynı bitişler …
ama ben çok şey ögrendim, bi tek ben çok değiştim
peki neden etrefımdakilerin biri bile değişmedi benim için ?
fedakârlık herkes yapar yada yaptığını sanar
ama asıl benimkiydi gerçek olan kendimden vazgeçtim ben kendimden !
doğrularımdan, çıkarlarımdan, arayıpta bulamadıklarımdan …
benden vazgeçtim ben benden !
artık bi anlamı kalmadı gerçi tekrarlamaların …
yaşadıklarımı bi daha yaşamayaysa hiç gereksinim duymuyorum …
şimdi yeni arayışlar içindeyim …
kendimi arıyorum gören varsa titretsin !
sadece msnimdeki sahte pencerelerin 0.0 şiddetindeki sarsıntılarından bahsetmiyorum
kalbimin acılarını, sevinçlerini, haykırışlarını, göz yaşlarını tekrar canlandıracak büyük depremlere ihtiyacım var !!!
bide beni göçük altından çekip çıkaracak bir kurtarıcıya …
n’olur çabuk gel yanıma, nefesim tükeniyo sensiz aldığım her solukta …
beni bütünde aramayın, satırların sözcüklerin arasına sakladım kendimi …
kimse bulamasın, daha fazla silemesin diye çabalarım …
Konu: slm...
Hayret! Bi önceki yazdıklarımda "isimsiz" olarak geçmiş yazanın ismi... Ama;
O benim..! İçinden geçenleri, diline döken, SÜVEYDA'yı yüreğinde tamamlayan ; Benim...! Sadece belirtmek istedim.
Sevgiyle kal...!
Bağlantı »
Konu: slm...
(S)en yüreğini bi sevdaya mezar ettin; benim gibi.
(U)mutları gömdün o mezara ; benim gibi.
(V)e aynalarımızı kırıp kırıp gittiler.
(E)n büyük umutlarımızı ezip ezip geçtikleri gibi.
(Y)azık, günah bilmeyenler ömrümüzü de çalıp çalıp gittiler.
(D)ehlizlerde kalmış artık, artık yürekler...! Ama;...
(A)si bir aşk kadar yakındır çıkışı...!
"Süveyda" İsmin mi bilmiyorum ama; 5 satır yazdım baş harfler "SUVEY.. " olarak belirdi ve "SUVEYDA" yı tamamlamak için iki satır yazmak kalmıştı yüreğime; yazıp onu kendimde tamamlamak için...! Biraz klasik mi oldu bilmem! Ama içimden bunlar geçti ben de yazdım; İçimden geçtiği gibi. En güzeli de bu değil mi ;İçinden geçeni diline dökmek gibi...
Umarım kızmazsın bu deli yanıma...!
Sevgiyle kal...!
Bağlantı »
Konu: slm...
Yine bir umut işte...! Hissediyorum ben ; aşkı yüreğimin en derinlerinde. Ama tek başına kifayetsiz kalmasından korkmuyorum değil...! Tek başına mı kalır ; bilmiyorum! Ama ben hissediyorum...! Ya sen?
Bağlantı »
Konu: Slm...
" :) " Bu işaret Yüreğinde ne anlama gelir bilmiyorum ama; Umut var mıdır bu aşkta. Yoksa platonik bir aşkın deryasında garip bir kayıkçı mıyım ; Boşa kürek sallayan...? Sence, aşkı hep aynaların yansımalarında mı aramalıyız? Yoksa aşk görmeden de yaşanabilr mi? Aynalar hayatın yalancı şahitleri değil midir ki; Hep bizi kandıran...! Kırgınlıklarda parçalarını yüreklerimize batıran ; acımadan... Çok mu gevezelik ettim bilmiyorum. Ama ;eğer çok gevezelik etmişsem; Özür dilerim... Bunu da bu aşka bağışla gitsin...!
Sevgiyle kal...!
Bağlantı »
Konu: slm...
Harf harf ayıkladım seni satırlardan, sözcüklerden. Buldum gibi; yüreğini...!
Kaçmaya çalışma! Silmek için değil, yazmak için yüreğindekilerini...! Buldum biraz da kendimi...!
Ne diyeyim bilmiyorum, bilemiyorum! Ama aşık oldum yüreğinize; beni böylesine etkilemesine; Yazdıklarınızın kefaletliğinde...!
Bağlantı »